adeta ben ! :D

sabah sabah biraz eğlenin gençler. sizi mona l’ismail abi’yle tanıştırayım. gülüyor mu ağlıyor mu belli değil. =)

sabah sabah biraz eğlenin gençler. sizi mona l’ismail abi’yle tanıştırayım. gülüyor mu ağlıyor mu belli değil. =)

bu aralar en iyi anladığım insan, blair.

bu aralar en iyi anladığım insan, blair.

içimde bi yılbaşı heyecanı. dırın dırın. :)

içimde bi yılbaşı heyecanı. dırın dırın. :)

dream !

ne kadar zaman geçti bilmiyorum.. sanki yazmayı unutmuş gibiyim. sanırım bir süredir aklımı kaybetmiş bir şekilde beni mutlu edecek şeyler arayışındaydım. buldum. hayat aslında hiç de o kadar zor değil. olabilir, birini sevebilirsin, yüz vermez, senle ilgilenmez, hayatına hiç almaz ya da alır sonra terk eder, olabilir. geldiğini bir buçuk kilometre öteden gördüğün ve yine de bir şekilde seni şaşırtmayı başarabilen sonlarla karşılaşabilirsin. işinde mutlu değilsindir, soğuk bir sabaha uyanıp ayakların geri geri giderken aslında, iş yerine varabilirsin, bir anda kendini çekilmez bir ortamda bulabilirsin, çok normal. ama eğeryalnız değilsen, hele de etrafındaki insanlar seni güldürebiliyor, eğlendirebiliyorsa; hayatla beraber dalga geçebiliyorsanız, bundan daha güzel ne olabilir?


gerçekten de, deneyip başaramayıp, üzülerek, daha çok üzülerek, mutsuzluktan mahvolarak geçen zamanların bir sonu geliyor. zaten hep dediğim gibi dibe vurduktan sonra yukarı çıkmaktan başka seçeneğin kalmıyor. ‘hepimiz kötü şeyler yaptık’, yaşadık. ‘bu kötü insanlar olduğumuz anlamına gelmez’ ya da kötü şeyler yaşamamız gerektiği.. ‘gerçekten değer verdiğimiz şey “an” olsun. “geçmiş” değil.

çünkü..

ölmeden önce bilmeniz gereken tek şey: okumak istediğin kitapların çoğunun, sayfalarında gezinemeden kapanacak gözlerin. söylemek istediğin bir dolu şey, dökülmeyecek hiç ağzından. yerin iki metre üzerinde uzanıyor olacak o “ölmeden önce görmen gereken 1001 yer”. babil’in bahçelerini içine ekmek için onca çaban. kalbini gümbür gümbür attıran başka kalpler de yanında, artık sessiz. elbet torunum yapar diye umut ettiğin, ama onun da kaçamayacağı tek kadar.. budur.

insan dediğin ölür durur.
to die by your side, is such a heavenly way to die.. (:

to die by your side, is such a heavenly way to die.. (:

"çok eskiden rastlaşacaktık."
türkan şoray

kara kitap

odaya geldim. masanın üstüne bir kitap bırakılmış. bir an ‘sürpriz mi yine? hayır hayır neden olsun ki, hem bu sefer kimden olacak ki’ diye düşünürken, içine bırakılmış bir kitap ayracı dikkatimi çekti. gayriihtiyari açtım baktım. kitap ayracı değildi ilginç olan ama. gayriihtiyari açıp okuduğum sayfaydı: “insan terkederken bir sebep gösterir. bunu söyler. karşısındakike cevap verme hakkı tanır. öyle durup dururken gidilmez. yok çocukluk bu.”*

*marcel proust

"gitmenin ne demek olduğunu bilen var mı? kapıyı çekip, çıkıp gitmekten bahsetmiyorum. yanındayken ona sarılmamak için, işaret parmağınızın tırnağıyla baş parmağınızın etini parçalarken, onu öpmemek için dudaklarınızı ısırıp kanatırken. gitmek zorunda olmaktan. bahsediyorum."
””
ahahah. friends candır. :D

ahahah. friends candır. :D